(7201 S. K. m. 35/son)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun kira sözleşmesinde yazılı olan Adnan Menderes Mahallesi, Kızlarpınarı Caddesi No: 176/11 Keçiören/Ankara adresine gönderilen 51 örnek ihtarlı ödeme emrinin; adı geçenin gösterilen adresten ayrıldığı ve Çankırı İli Orta İlçesi Kalfat Kasabası Hacıhasan Mahallesine taşındığı, bu adresten de adres göstermeden gittiği belirtilerek tebliğ edilemediği tesbit edilmiştir. Daha sonra icra dairesince yaptırılan adres araştırması sonunda borçlunun sözleşmedeki adresinden ayrılarak Orta İlçesindeki adrese naklettiğindin zabıtaca de ifade edildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Kanunun 35/son maddesi gereğince kendisine daha önce tebligat yapılamayan muhataba bu maddeye göre tebligat yapılabilmesi için önceden tebligat çıkarılan adresin resmi nitelikli sözleşmede yer alması zorunludur. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi adiyen düzenlendiğine göre borçluya 35. maddeye göre tebligat yapılması yasanın açıklanan bu hükmüne aykırıdır. İlanen tebligat yapılması yerine 35. maddenin olayda uygulanması yasaya uygun bulunmamaktadır. Borçlu takipten 6.7.2004 tarihli haciz sırasında haberdar olduğunu beyan ettiğine ve tebligatın usulsüz olduğu da tesbit edildiğine göre adı geçenin 13.7.2004 tarihli şikayeti süresindedir. Bu durumda 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi de gözetilerek tebliğ tarihinin 6.7.2004 olarak düzeltilmesi gerekli bulunmaktadır. Borçlu tarafından yasal süresinde icra dairesine esasla ilgili itirazlar bildirilmemiş olsa bile, sadece tebliğ tarihin düzeltilmesinde, takibin kesinleşmesinden önce uygulanan hacizlerin kaldırılması, mal beyanında bulunma süresinin belirlenmesi ve takibin kesinleşme tarihinin değişeceği için derece kararını etkileyebilmesi... vs. nedenleriyle hukuki yararı vardır. Dairemizin bu görüşü Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiş olmakla süreklilik kazanmıştır. O halde şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy