(2004 S. K. m. 16, 62, 269)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK. nun 269/1. maddesi uyarınca kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi için başlatılan takipte, borçluya 51 örnek ödeme emri gönderilir. İİK. nun 269/2. maddesine göre borçlu anılan ödeme emrinin tebliğinden itibaren itiraz nedenlerini yedi gün içerisinde aynı kanunun 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur.
Somut olayda 51 örnek ödeme emri borçluya 23.8.2003 tarihinde tebliğ edilmiş olup 8.9.2003 tarihinde icra dairesine yapılan itiraz süresinde değildir. Bu nedenle borçlu hakkındaki takip kesinleşmiştir. Alacaklının icra mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye istemekle yetinmesi gerekirken fuzuli olarak itirazın kaldırılmasını da 30.1.2004 tarihinde talep etmesi ve bu talebinin reddedilmesi, süresinde olmayan borçlu itirazına bir geçerlilik kazandırmaz. İcra dairesinin süresinde itiraz varmış gibi takibi durdurması İİK. nun 16/2. maddesinde öngörülen bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup süresiz olarak şikayet edilebilir. Bu nedenle alacaklı vekili kesinleşen takibe devam edilmesini ve borçlunun mallarına haciz konmasını zamanaşımı süresi içinde talep edebilir.
Bu nedenlerle şikayetin kabulü yerine, alacaklının, borçlunun icraya itirazını en geç icra mahkemesine başvuru tarihi olan 30.1.2004 de öğrendiğinden ve şikayet süresini geçirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy