(2004 S. K. m. 96) (4721 S. K. m. 705)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takipte taraf olmayan 3. kişi şikayetçilerin İcra Mahkemesine başvuruları, borçlu adına kayıtlı taşınmaz payının kendi adlarına tesciline karar verilmesi nedeniyle haczin kaldırılması isteğine ilişkindir. İİK'nun 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar, menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi, icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinden olduğundan ihtilafın şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir.
Medeni Kanunun 705/1. maddesi (taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.) hükmünü içermektedir. Anılan hükme göre şikayetçilerin tapuya tescil işlemi gerçekleşmediği halde, mülkiyet hakkını kazandıkları kuşkusuzdur. Ne var ki, taşınmaz haczin yapıldığı 03.05.2002 tarihinde borçlu adına kayıtlı olduğundan icra memurunun haciz işleminde usulsüzlük bulunmamaktadır.
Şikayetçilerin dayanak yaptıkları tescil ilamları haciz tarihinde tapuda kayıtlı bulunmadığından, haciz işlemi yerinde olup, mahkemece şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. (HGK'nun 07.04.2004 tarih 2004/12-210 E. 2004/208 K.).
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy