(4857 S. K. m. 21)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İcra takibinin dayanağı olan ilamın hüküm fıkrasının incelenmesinde;yargılama gideri ve avukatlık ücreti dışındaki kısımların eda hükmünü içermediği anlaşılmıştır. Dayanak ilam "tespit" niteliğindedir. Olayda 4857 Sayılı Yasanın 21. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi yargılamayı gerektirmekte olup, ilamlı takip yapılamaz.
Hukuk Genel Kurulu'nun 8.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. 1997/776 K. Sayılı kararında da vurgulandığı üzere "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür." Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili İcra Mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yolu ile belirlenemez. Ayrıca takip dayanağı ilamın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.5.2004 tarih ve 2004/8729-12111 sayılı ilamı ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesinden sonra, anılan dairece kurulan hükümde, vekalet ücreti ve yargılama giderleri dışında edayı içeren bir bölümün bulunmadığı ve ilamın 4. bendinde açıklandığı üzere hükmün tespit niteliğinde olduğu görülmektedir.
Bu durumda yargılama gideri ve avukatlık ücreti dışındaki alacağa yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy