(4721 S. K. m. 857, 888)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 11.03.2005 tarih, 1704/5176 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, müvekkilinin de payı bulunan taşınmazla ilgili olarak diğer paydaşla birlikte müştereken ipotek verdiğini müvekkilinin sorumlu olduğu ipotek bedelinin alacaklı tarafa protokol karşılığı elden ödendiğini takibin haksız olduğunu, iptalini talep etmiş mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Takip konusu ipotek senedinde, taşınmazda 13/40 pay sahibi borçlu İ.A. ile 13/40 pay sahibi A.F.Ö. hisseleri üzerine 150.000.000.000 TL. bedelli alacaklı H. Ç. lehine müştereken ipotek verdikleri, daha sonra ipotek veren hissedar A.F.Ö. kendi adına kayıtlı 13/40 hissesini üzerinde bulunan hak ve yükümlülükleri ile birlikte 6/40 hisseyi ipotek alacaklısı H.Ç.a 7/40 hisseyi de borçlu İ.A.a sattığı resmi satış senedinden anlaşılmaktadır.
T.M.K.'nun 857. maddesinin 1. fıkrasında paylı mülkiyette, paydaş kendi payını rehnedebilir. hükmüne yer verilmiştir. Taşınmazdaki hissedarlar aleyhine ipotek tesis edilirken ipotek borçluları arasında müteselsil sorumluluk düzenlenmediğinden her paydaş kendi hissesi oranında ipotekten sorumlu olur. T.M.K. nun 888. maddesinde belirtildiği üzere ipotekli taşınmazın bir başkasına satılması teminatında bir değişiklik meydana getirmez. Bu durumda, borçlu A. F. Ö.'in 13/40 hissesi üzerinde bulunan 150.000.000.000 TL. ipotek bedeli, bu hisseyi satın alan H. Ç. ve İ. A.'a satın aldıkları hisselerin oranında ipotek alacaklısına karşı sorumluluk yükler. Olayımızda, borçlu F. A. (İ. A.) ipotek borçlusu A.F.Ö.'in 7/40 hissesini üzerindeki rehinle birlikte satın aldığından ipotek alacaklısına karşı (kendi ipotek sorumluluğu haricinde) 150.000.000.000 TL. ipotek bedelinin satın aldığı hisseye düşen miktarından da sorumlu olması gerekirken borçlu A. F. Ö.'in tüm hissesinden sorumluluğu kapsar şekilde mahkemece karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 11.03.2005 tarih ve 2005/1704-5176 karar sayılı Dairemizin onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra mahkeme kararının İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy