(1163 S. K. m. 28) (6762 S. K. m. 179) (YHGK 17.09.1997 T. 1997/11-441 E. 1997/649 K.)
Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi şikayetçiler vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Kooperatifin borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu, ana sözleşme ve kooperatifler kanunundaki hükümlerle sınırlıdır. Nitekim, 1163 S. Kooperatifler Yasasının 28. maddesinde; ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekleriyle sorumludur" denmektedir. O halde, ana sözleşmede kooperatifin sorumluluğu başka türlü düzenlenmedikçe dış borçlar ancak mal varlığı ile ödenecek, bunun dışında kooperatiften herhangi bir istem yapılmayacaktır. Kuşkusuz mal varlığına üyelerin yüklendikleri sermaye payı dahildir. HGK.'da bu esası benimseyerek 17.09.1997 tarih, 1997/11-44 esas - 1997649 s. kararında; 1163 S. Kooperatifler Yasasının 28. maddesine göre kooperatif mamelekleriyle sorumludur. Kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için kooperatifin tasfiye edilmiş sicilden silinmiş olması yeterli değildir. Kooperatifler Kanununda TTK. nun 179. maddesinden farklı bir hüküm getirilmiştir. Ancak, kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılarak sonuç alınmaz ise sorumluluk durumlarına göre ortaklarına müracaat edilebilir ifadesine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar karşısında kooperatifin taşınmazına konan hacizden ferdi mülkiyete geçiş sonucu kooperatif üyesinin borcu yüklendiği sermaye payıyla sınırlıdır.
Somut olayda da gözlendiği gibi kooperatif ana sözleşmesinin 20. ve 21. maddeleri yukarda açıklanan ilkelere aykırı ve farklı bir durum getirmemiştir. Özellikle 21. madde kooperatif amaçlarını gerçekleştirmesini sağlamak için ortaklık payı bedelleri dışında genel kurulca kararlaştırılacak arsa, alt yapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini ödemeyi amaçlamış olup, sözleşmedeki bu hükme dayanılarak az yukarda açıklanan ilkelerin aksine ferdi mülkiyete geçilen kooperatif ortağının taşınmazına (tasfiye sürecine giren kooperatifin, tasfiye memurlarına) haciz konulmasını gerektirmez. Mahkemece açıklanan sebeplerle şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy