(492 S. K. m. 28, 32)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili borçlu aleyhine genel haciz yolu ile başlattığı icra takibinde herhangi bir harç yatırmadığı anlaşılmaktadır.
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvuru dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların bir kısmı şikayet niteliğinde olup (aynı alacak hakkında ayrı ayrı takip yapılamayacağı gibi) ve takibinde iptal edilmesine karar verilmesi istenmiş bulunduğundan 492 s. Harçlar Yasasının 28/a maddesine göre karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez aynı yasanın 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Harçlar Yasanın bu hükümleri kamu düzenini ilgilendirdiklerinden resen dikkate alınmaları zorunludur. Bu durumda, Harçlar Yasasının 32. maddesi hükmünce, icra işlemlerinin devamının mümkün olamayacağı gözönünde tutularak, icra müdürü tarafından harcın ödenmesi için takip alacaklısına mehil verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekir. (HGK. 94.1975 gün ve 12/253-526 K. s. içtihadı)
Somut olayda, icra mahkemesince yukarda belirtilen HGK ilgili kararı uyarınca işlem yapmak üzere icra müdürlüğüne talimat verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin itiraz olarak değerlendirilip reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy