(2004 S. K. m. 82, 83/a)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK.'nun 83/a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklı ile yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de; (Borçlunun hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunamayacağını bildirmesinin lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği) ifade olunmuştur.
Bu durumda, haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu, haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak, bu hakkından vazgeçebilir.
Somut olayda şikayetçi takibin kesinleşmesinden sonra 27.07.2004 tarihli haciz sırasında SSK.'dan almakta olduğu emekli maaşına haciz konulmasına muvafakat ettiğine yönelik beyanı yukarıda açıklanan nedenlerle geçerli ve süreklilik kazanan Yargıtay içtihatlarına uygun olduğundan, mahkemece haczin kaldırılması şikayetinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy