MAHKEMESİ : Karabük İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2005
NUMARASI : 2004/72-174
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’ nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Şikayetçi K..Y..'ın meskeni olduğunu ileri sürdüğü taşınmaz ile ilgili haczi bildiren örnek 103 nolu davet kağıdı 14.2.2000 tarihinde M..G..imzasına tebliğ edilmiştir.Takibin yenilenmesinden sonra gönderilen aynı nitelikteki ikinci 103 davet kağıdının ise 15.11.2003 tarihinde diğer borçlu şirket sekreteri imzasına tebliğ edildiği görülmektedir.....'ün şirket temsilcisi olduğu gözetilerek her iki tebliğ işlemininde 7201 sayılı Yasanın 39. maddesi gereğince ve (aynı takipte hasım olarak) ilgileri bulunduğundan geçerli olmadığının kabulü gerekir.Ayrıca, 7.4.2000 tarihinde şirket adresinde yapılan menkul haczi sırasında şikayetçi hazır bulunmakla beraber, haczedilmezlik şikayetine konu teşkil eden 7.11.2003 tarihli ve kendine ait taşınmazın haczi daha sonra yapıldığından, K..Y..ın bu işlemden haberdar olduğu kabul edilemez. O halde 7201 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak şikayetin süresinde olduğunun kabulü ile işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken istemin süreden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA) ,27.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy