MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2006
NUMARASI : 2006/250-813
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 15.02.2007 tarih, 2006/22428-2007/65 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı ilamda arsa sahibi olan H...R... A.... ile müteahhid davalı alacaklı ...... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasında kurulmuş olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, taşınmazda davacı alacaklı üzerine devredilmiş olan payın da davacı borçlu adına tesciline borçlu adına kira tazminatı hükmedilmesine ve davalı alacaklı lehine taşınmaza isabet eden tüm değerin mahsubu ile 64.734.141.345 TL.nın tahsiline 24.02.2004 tarihinde karar verildiği, kararda faize hükmedilmediği görülmüştür. Bu kararın 20.12.2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Takip konusu mahkeme ilamında, taşınmazın aynı ile ilgili uyuşmazlık halledilerek karar verildiğinden, bu kararın H.U.M.K.'nun 443. maddesi gereğince kesinleşmeden infazı mümkün değildir.
İlamda, herhangi bir faize hükmedilmemiş olması halinde, adi veya ticari faiz uygulamasının yapılabilmesi için para borcunun, hangi hukuki ortamda doğduğuna bağlı olarak yapılması gerekir. Ticari faizin sözkonusu olabilmesi için, asıl borcun bir ticari işten doğması gerekir. Takibe konu ilamda hükmolunan alacak, alacaklı müteahhid ile borçlu arasındaki istisna (eser) sözleşmesi nedeniyle hükmolunan alacaktır. TTK.nun 12/3. maddesi uyarınca herçeşit imal ve inşa ticari iştir. TTK 21/2. maddesine göre de bir taraf için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğer taraf için de ticari iş sayılır. Ticari iş de ticari faiz uygulanır. İcra Mahkemesince, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun ticari faiz dikkate alınarak düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Mahkemece ticari faiz oranının dikkate alınarak hüküm kurulması doğru ise de yukarıda belirtildiği üzere bu faiz oranının ilamın kesinleşme tarihi olan 20.10.2005 tarihinden itibaren işletilmesi gerekir. Karar tarihi olan 24.2.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsiz olup, kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken, maddi hata sonucu ilamda davayı açan ve borçlu konumunda olan H...R.. A....'ın dava dilekçesindeki 20.000 YTL.nin dava tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, bu beyanın takipte alacaklı olan ...... İnş. Lmt. Şti.nin beyanı olmadığı ve onu bağlamayacağı düşünülmeksizin, bu beyanın sanki alacaklının beyanı gibi değerlendirilerek mahkeme kararının maddi hata sonucu yanlış gerekçe ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin, 15.02.2007 tarih, 2006/22428 E, 2007/65 sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda belirtilen nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 29.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy