MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2008
NUMARASI : 2008/106-2008/351
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu faturaya dayalı olarak yapılan genel haciz yolu ile takipte ikametgahının Ankara olduğunu, faiz oranlarının yüksek olduğunu belirterek takibe itiraz etmesi üzerine alacaklı, İcra Mahkemesinde itirazın kaldırılmasını talep etmiştir. Görüldüğü gibi, borçlu itirazında takip dayanağı faturadaki malın teslim edilmediği yönünde bir iddiada bulunmamıştır. Dolayısıyla sözleşmenin varlığını kabul edmiştir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinde dava açılabilir, takip yapılabilir. (HUMK.nun 10.maddesi)
Sözleşmenin yerine getirileceği yer, tarafların açık veya örtülü isteği ile belirlenir. Bu hususun anlaşılamaması halinde sözleşmenin yerine getireleceği yer BK.nun 73.maddesine göre belirlenir. Ayrıca, İİK.nun 50/1 maddesinin 2.cümlesine göre davalının bulunması koşulu aranmaksızın takip, akdin yapıldığı yer icra dairesinden başlatılabilir.
Somut olayda, faturada yazılı malların dayanağı sözleşmenin icra olunacağı yer faturada açıkça belirtilmediğinden BK.nun 73/1 ve HUMK.nun 10.maddesi gereğince, alacaklı anılan para borcu için kendi ikametgahında takip başlatabilir. (HGK.nun 2001/12-1162-1191 sayılı kararı)
Mahkemece, öncelikle borçlunun yetki itirazının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22/09/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy