MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/02/2008
NUMARASI : 2007/1047-2008/101
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının ücret alacağı için genel haciz yoluyla başlattığı icra takibinde İİK'nun 68/1. maddesinde yer alan ve mücerret borç ikrarını içeren bir belgeye dayanmadığı tartışmasızdır. Ancak borçlunun icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde alacaklının ücret alacağının tamamen ödendiğinin ileri sürüldüğü görülmektedir. Borçlu, borcu doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre, takip dayanağı belgenin anılan İİK. nun 68/l. maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığına bakılmaksızın, borçlunun ödeme iddiası üzerinde durulmalıdır. Çünkü anılan madde yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borçtur. Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğüne göre kabul edilen bir hususun ayrıca İİK.nun 68/l. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı kabul edilmelidir. (H.G.K.nun 4.12.2985 tarih ve 1984/12-527 E. 984 K.) Bu durumda borçlu tarafından borcun ödendiği İİK.nun 68/l. maddesinde yazılı nitelikte belgelerle ispatlanamadığından mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de; İİK. nun 68/son fıkrasının ilk cümlesine göre; “itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir.” İcra Mahkemesince alacaklının itirazın kaldırılması istemi sadece takip dayanağı belgenin İ.İ.K.’nun 68/1.maddesinde belirtilen belge niteliğinde olmadığından bahisle işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden ve bu nedenle borçlu yararına tazminat verilmesi için aynı maddenin son bendinde öngörülen (talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi) şeklindeki koşul oluşmadığından alacaklının tazminatla sorumlu tutulması ve tazminatın asıl alacak yerine takibe konu toplam alacak üzerinden tayini doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy