MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2008
NUMARASI : 2006/1898-2008/545
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Bilirkişi tarafından verilen 11.2.2008 tarihli ek raporda, şikayetçi borçlunun oturmuş olduğu 2. katta bulunan dairenin 90.000YTL olduğu, haline münasip evi 100.000 veya 110.000 YTL civarında alabileceği ve adı geçenin taşınmazın tümünde payına düşen hissesinin değerinin ise 105.000 YTL olduğu ifade edilmiştir.
İ.İ.K.’nun 82/12 maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince , borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.
Somut olayda bilirkişice borçlunun haline münasip olarak satın alabileceği evin semti vs. gibi durumu açıklanmamıştır. Haczedilen taşınmazın bulunduğu yerde ev satın alması açıklanan ilkelere göre zorunlu değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş borçlunun İstanbul’un daha mütevazi bir semtinde yukarıda açıklanan nitelikteki satın alabileceği evin değeri açıklanan kurallara göre belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy