(2004 S. K. m. 33)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu isle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili tarafından Sayıştay 5. Dairesi'nin 2001/245 numaralı, 02.10.2003 karar tarihli edayı içeren karara dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı, Örnek 4-5 nolu icra emrinin borçlulara 27.10.2006 tarihinde tebliği edildiği, borçluların ise yasal 7 günlük süreden sonra 18.12.2006 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ilama konu borcun takip tarihinden önce 24.09.2004 tarihinde ödendiğini, kalanının da icra dosyasına yatırıldığını ileri sürerek itfa nedeniyle takibin iptalini istedikleri anlaşılmıştır. Başvuru bu hali ile İİK'nun 33/1. maddesine dayalı olarak icra emri tebliğinden önceki döneme ilişkin itfa itirazıdır.
İİK'nun 33/1. maddesi uyarınca icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin itfa itirazı 7 günlük süreye tabidir. Borçluların icra emri tebliğinden sonra icra dosyasına yaptıkları kısmi ödeme ise icra müdürlüğünce yapılacak hesap tablosunda değerlendirilecek bir husustur. O halde Mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi yerine, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; İİK'nun 33. maddesi uyarınca, borçlu ancak hüküm (karar) tarihinden sonraki dönemde gerçekleşen itfa nedenine dayalı olarak icra emrine itiraz edebilir ve icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Karar tarihinden önceki döneme ilişkin iddialarını ilamın yargılaması sırasında mahkemede ileri sürmelidir veya temyiz nedeni yapılmalıdır. Bu döneme ilişkin itfa itirazları icra mahkemesinde dinlenmez. Aksinin kabulü mahkemenin verdiği hükmü (ilamı) icra mahkemesinin inceleyip değiştirmesi anlamına gelir ki, bu da maddi anlamda kesin hükme aykırılık teşkil eder. (KURU Baki: İcra ve iflas Hukuku El Kitabı, s.806) Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda itfanın 23.11.2001 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiş olup ilamın karar tarihinden öncesine ilişkindir. Bu nedenle karar tarihinden Öncesine ilişkin itfa nedeniyle şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. 'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy