MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2008
NUMARASI : 2007/708-2008/412
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur. Bu nedenledir ki takibin veya davanın bütün ortaklara açılması zorunludur.
Borçlar Kanununun 525. ve 533.maddeleri gereği kendisine yönetim hakkı tanınan ortağın ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisi vardır. Temsil yetkisi zımmen icazet, temsil belgesi, adi ortaklık sözleşmesi veya ortaklık kararı ile verilebilir.
Somut olayda, alacaklı R...Ş....tarafından borçlu H..Ö..A... İnşaat Taahhüt Turz. Oto. Teks. Tar. H... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.Şti. Ortak Girişimi (adi ortaklığı) hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı ve örnek 10 no’lu ödeme emrinin de H... Ö...A..İnşaat Taahhüt Turz. Oto. Teks. Tar. Hayv. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.Şti.Ortak Girişimi (adi ortaklığı) adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Takipte adi ortaklık adına tek bir ödeme emri çıkarılmış olup, adi ortaklığı oluşturan ortaklar adına ayrı ayrı çıkarılmış ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri yoktur. Bu durumda adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her biri yönünden ayrı takip yapıldığının kabulü mümkün değildir. Borçlar Kanununun 520.maddesine göre adi ortaklığın hükmü şahsiyeti bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı edeme emri tebliği gerekmekte olup, taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık adına tek bir ödeme emri tebliğe çıkarılarak takip yapılması usulsüzdür. Yasanın emredici kuralından kaynaklanan ve bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili bulunan bu husus hakkında İİK.nun 16/2.maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı vardır. Adi ortaklardan birisi olan şikayetçi şirketin olayda hukuki yararı bulunduğundan şikayet hakkı da bulunmaktadır. Dolayısıyla yukarıda belirtildiği şekilde adi ortaklık adına çıkarılan ödeme emrinin geçerliliği yoktur. O halde Mahkemece anılan hususun re’sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şkayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,16.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy