(2004 S. K. m. 68) (818 S. K. m. 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172) (1086 S. K. m. 186)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacağın temliki Borçlar Kanunu'nun 162-172. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder; bunun üzerinde tasarruf etme yetkisini kazanır. Temlik eden alacaklının da bu aşamadan sonra artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından (kalmadığından) bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapması mümkün değildir. Bu durumda temlik işlemi ile temlik eden, borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatıyla alacağı devralan 3. kişi geçer. Alacakla ilgili her türlü (dava açma, takip yapma, temlik etme... gibi) hukuki işlemler bu 3. kişi tarafından yapılır.
Bir dava açıldıktan sonra (dava devam ederken), dava konusu olan mal ve hakkın (müddeabihin) bir başkasına (üçüncü) kişiye devredilmesi (temlik edilmesi) mümkündür. Bu husus HUMK.'un 186. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, alacaklı Ü. İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından 23.01.2008 tarihinde borçlu Süleyman Kaya hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin 25.01.2008 tarihinde adı geçene tebliğinden sonra Bursa 10. Noterliği'nin 06.02.2008 tarih ve 5958 yevmiye nolu temliknamesi ile K. Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ne temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere, alacak üzerindeki tasarruf yetkisi takibe başlandıktan sonra dosya alacağını temlik alan K. Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ne geçmiş olmakla, adı geçen temlik alacaklısının alacaklı sıfatıyla itirazın kaldırılması istemiyle İcra Mahkemesine başvurmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. O halde Mahkemece alacaklının itirazın kaldırılmasına yönelik isteminin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy