MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2008
NUMARASI : 2007/60-2008/354
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçluya örnek (10) numaralı ödeme emri 8.9.2006 da tebliğ edilmiştir.
Borçlunun 12.9.2006 (harçlandırma tarihli) dava dilekçesinde “senetteki imzalar” açıkça kabul edilmiş, ancak araba alım satımı sonucu karşılığında alacaklıya dört senet verdiğini, bu alışverişten daha sonra vazgeçildiği, bir başka araç satın aldığını, önceki araçla ilgili alacaklıda kalan iki senedin iadesini istediğinde kendisine renkli bir fotokopi verdiğini ve bunu bizzat yırttığını, oysa asıl senetlerin bunlar olmadığını kendisinin tehdit edildiğini bu nedenle itirazının kabulünü istemiş, yine itiraz süresi içinde borçlu vekilince sunulan 13.9.2006 havale tarihli dilekçe ile anılan hususlar tekrarlanarak ayrıca senet aslı kasada olmadığı için ödeme emrinin iptali talep edilmiş ve senedin kambiyo senedi vasfında bulunmadığı beyanı borca itiraz edilmiştir.
Yukarıda özetlendiği üzere, borçlunun süresinde sunduğu itiraz dilekçelerinde, senetlerdeki imzaya bir itirazı bulunmamaktadır. Son celse bu yönde itirazda bulunulması İİK.nun 168/4. maddesi karşısında önem arz etmez. Buna rağmen mahkemece borçlunun imza inkarında bulunduğunun kabulüyle İİK.nun 168/3. maddesi anlamında imza incelemesi için gerekli işlemlerin başlatılması ve alacaklı vekiline senet aslının (imza incelemesi için) mahkemeye ibraz edilmesi, aksi halde borçlunun imza inkarının kabul edileceği yönünde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi ve alacaklı vekilinin senet asıllarını ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilemez.
Mahkemece borçlunun itiraz dilekçesinde bildirildiği hususlarda gerekli inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 09.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy