MAHKEMESİ : Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2008
NUMARASI : 2007/879-2008/753
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı 06.02.1998 tarih 474 yevmiye no’lu ipotek akit tablosu incelendiğinde alacaklı S. A..’tan alınmış 150.000.000.000 (Yüzeli milyar) TL bedelli fekki bildirilinceye kadar müddetle, bila faizle düzenlenmiş mevcut ve muaccel bir bedelin varlığını ifade eden kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu görülmektedir. Karz ipoteği tapu sicilinin rehinler hanesinde yazılı olan alacak miktarını, takip giderlerini ve yasal sınırlamalara uyularak geçen günlerin faizlerini teminat altına alır. İpotek akit tablosundaki “fekki bildirilinceye kadar müddetle bila faiz” açıklaması, mevcut alacağa faiz istenebilmesinin bir bildirimle borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiği şartına bağlandığı anlamındadır. Zira, Borçlar Kanununun 101/2.maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede yer almamıştır. Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında Borçlar Kanununun 101/2.maddesinin “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur.” hükmü dikkate alınmalıdır. Borçlu ihtar ile temerrüde düşeceğinden alacaklı ihtar tarihinden itibaren geçmiş günler faizini isteyebilecektir. Alacaklı böyle bir ihtarla alacağını istememiş ise de; daha önce Adana 5.İcra Müdürlüğü’nün 1998/2844 esas sayılı takip dosyasında aynı ipotekten doğan alacağını 01.07.2008 tarihinde ipotekli takip konusu yapmıştır. Kesinleşen bu takip ile borçlunun mütemerrit olduğunun kabulü gerekir. Çünkü alacaklı vekili icra emrinin tebliği ile ödeme talebini en ciddi ve en etkili bir biçimde borçluya iletmiş olmaktadır. Bu durumda alacaklı başlattığı bu ikinci takipte, birinci takibin icra emrinin tebliği tarihinden başlayacak şekilde yasal faizi ile birlikte ipotek alacağını isteyebilir. Önceki takibin düşmüş olması da ihtar yerine geçmesine engel değildir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken ipotekli borcun muaccel hale gelmediğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy