(2004 S. K. m. 16) (7201 S. K. m. 35)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun, haczedilen gayrimenkulün tek evi olduğundan bahisle İcra Mahkemesine başvurusu şikayet niteliğindedir. İİKin 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur.
Borçluya ödeme emri 17.09.2005 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Aynı adrese çıkarılan kıymet takdir tebligatı 13.06.2006 tarihinde bila tebliğ dönünce 19.09.2206 tarihinde sözü edilen adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ işlemi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, borçlu icra ceza mahkemesine verdiği 25.01.2007 tarihli mal beyanı dilekçesinde de tüm taşınmazlarına haciz konulduğuna dair açıklamada bulunmuştur. Hacizden en geç bu tarihte haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda adı geçenin 06.03.2007 tarihli şikayetinin yasal 7 günlük süreden sonra olup, istemin süreden reddi yerine 27.02.2007 tarihli satış tebligatı ile satıştan haberdar olduğunun kabulü ile işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMKun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy