MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/10/2008
NUMARASI : 2008/729-2008/838
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazların kira süresinin bitmesi nedeniyle, ilamsız icra yoluyla tahliyesi, kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde takipte bulunmak suretiyle icra dairesinden istenebilir.(İİK.nun 272/1.mad.) Bir aylık süre hak düşürücü nitelikte olup, süresi içinde tahliye emrine itiraz edilmesi halinde, icra mahkemesi tarafından re'sen gözetilir.
Kiracı, tahliye emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahliye emrine itiraz edebilir. İtiraz dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir.(m.274/I) Kiracı, tahliye emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahliye emrine itiraz etmezse, ilamsız tahliye takibi kesinleşir. Bu halde kiracının onbeş gün içinde taşınmazı boşaltması gerekir. (m.272/2, m.273/1.c.2) Kiracı onbeş gün içinde taşınmazı boşaltmazsa, kiralayanın talebi üzerine kiracı, icra dairesi tarafından taşınmazdan zorla çıkarılır ve taşınmaz kiralayana teslim edilir.(m.273/I) Kiracının yedi gün içinde tahliye emrine itiraz etmemesi halinde, kiralayanın on beş günlük tahliye süresinin bitiminde, icra dairesinden kiracının tahliyesini istemesi yeterlidir. Kiralayanın, tahliye için ayrıca icra mahkemesine başvurmasına gerek yoktur.
Somut olayda, borçlu şirkete örnek 14 nolu tahliye emri 5.6.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu tarafından yasal yedi günlük süre içinde bir itirazda bulunulmamış ve borçlu hakkındaki takip kesinleşmiştir. Alacaklı vekilinin talebiyle 1.7.2008 tarihinde tahliyeye gidilmiş, aynı gün anahtarların teslimi suretiyle sözkonusu işlem tamamlanmıştır. Takibin yasal bir aylık süreden sonra açıldığından bahisle takibin ve tahliye işleminin iptaline karar verilmesi, artık bu aşamada mümkün değildir. İİK.nun 274.maddesinde düzenlenen itiraz hakkı, borçlu tarafından kullanılmadığı için kesinleşen takipte, yapılan infaz (tahliye) işlemi yasal ve yerinde bulunmakla; mahkemece borçlu isteminin reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/04/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy