MAHKEMESİ : Dereli İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2008
NUMARASI : 2007/10-2008/21
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip sırasında alacaklı, BK.nun 83/son maddesi gereğince tahsil tarihindeki kur üzerinden paranın tahsilini istemez ise, bu durumda vade tarihinden, takip tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faizi talep edebilir. Ayrıca bu durumda, takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizin değişen reeskont faiz oranlarına göre istenmesi mümkündür. (3095 Sayılı Kanunun, 4481 Sayılı Kanunla değişik 2.maddesi)
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma kararı gereğince, alacaklıdan EURO alacağının hangi tarihteki kur üzerinden TL.'ye çevrildiği sorulmuş, alacaklı vekili; "8.7.2006 tarihi itibariyle TL.'ye çevrildiğini, ancak bononun vade tarihi olan 1 Mart 2004'den itibaren, 8.7.2006 tarihine kadar ki dönem için EURO alacağı üzerinden, EURO işlemiş faizi hesap edilip, 8.7.2006 tarihinde TL.'sına çevrilerek takibe konulduğunu" beyan etmiştir. Karara dayanak alınan 27.3.2008 tarihli bilirkişi raporunda, alacaklı vekilinin beyanına ve yukarıdaki ilkeye aykırı şekilde, 9.203,25 EURO asıl alacak, 8.7.2006 tarihinde 18.219,67 YTL'ye çevrildiği halde, işlemiş faizin 18.219,67 YTL üzerinden, 1.3.2004 (vade) tarihinden 16.7.2006 (takip) tarihine kadar 3095 Sayılı Yasanın 2.maddesine göre (TCMB) avans faiz oranları nazara alınarak 15.322,22 YTL olarak hesap edildiği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, vade tarihi olan 01.03.2004'ten takip tarihi 16.7.2006 tarihine kadar EURO alacağına 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre ve takip tarihi itibariyle de talep aşılmamak koşuluyla EURO alacağının TL (YTL)'ye çevrilerek faiz hesabı yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/04/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy