MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2008
NUMARASI : 2007/923-2008/1148
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından 30.04.2007 keşide tarihli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine adı geçenin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, çekin kambiyo senedi vasfında olmadığı nedeniyle takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Borçlu vekili 07.02.2008 tarihli duruşmadaki beyanında ise; çekin keşide tarihinin 30.02.2007 olup, vadenin imkansız olması nedeniyle çek vasfında olmadığını ileri sürmüştür.
Takip dayanağı çekin incelenmesinde keşide tarihinin 30.02.2007 iken 30.04.2007 olarak düzeltildiği ve düzeltmenin yanına keşidecinin parafının atıldığı görülmektedir. HUMK.298. maddesinde: “ senette mevcut bulunan çıkıntı ve kezalik senedin metninde veya hamişindeki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde keemlenyekündür” hükmü yer almaktadır.
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda keşide yerindeki paraf imzasına itiraz etmediğine göre düzeltmeye ilişkin paraf imzasının keşideci borçluya ait olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle HUMK. nun 298. maddesi hükmüne göre anılan düzeltme geçerlidir.
Keşide tarihinde yapılan düzeltmenin geçersiz olduğu kabul edilse bile, Hukuk Genel Kurulunun 21.6.2000 tarih ve 2000/12-1011 sayılı kararında da benimsendiği üzere, keşide tarihinin 30.2.2007 olarak yazılmış olması halinde çek şubat ayının son gününde keşide edilmiş sayılır ve bu durum anılan belgenin çek olma özelliğini ortadan kaldırmaz.
Öte yandan takip dayanağı çek 02.03.2007 tarihinde muhatap bankaya ibraz edilmiş olup, yapılan ibraz hem 28.02.2007 tarihine, hem de 30.04.2007 tarihine göre, TTK. nun 708/1.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal sürededir.
O halde Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.