MAHKEMESİ : Çorum İcra Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2007
NUMARASI : 2007/185-2007/494
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1)Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TTK.nun 702. maddesinde "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyan ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılır." Anılan madde hükmüne göre takip alacaklısının selahiyetli (yetkili) hamil olması öngörülmüş, adı geçenin haklı hamil olması koşul olarak getirilmemiştir. TTK.nun 730/3. maddesi göndermesi ile çeklerde uygulanan aynı kanunun 589. maddesine göre "bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısı ile ilzam etmeyen imzaları taşırsa diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez." Bu durumda takip dayanağı çekte lehtar imzasının sahteliği bilirkişi raporu ile belirlenmiş olsada, çek arkasında lehtara ait bir cironun varlığını görüp, bir sonraki ciranta H. Gz.San.A.Ş.nin kendisine yaptığı geçerli ciro ile de çeki eline geçirmiş olduğundan takip alacaklısı yetkili hamildir.
Ayrıca takibin dayanağı çek olup, TTK.nun 730. maddesinde bonolar hakkında uygulanması zorunlu aynı kanunun 626., 642. maddelerine gönderme bulunmadığından ve çekin muhatap bankaya süresinde ibraz edilmiş olması nedeni ile TTK.nun 720/2. maddesindeki protesto işlemine ayrıca gerek bulunmamaktadır.
O halde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda borçlunun imza itirazının kabulü ile bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken İİK.nun 170/a maddesi gerekçe yapılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy