MAHKEMESİ : Kadıköy 2. İcra Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2007
NUMARASI : 2007/1232-2007/1681
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip sırasında alacaklı B.K.’nun 83/son maddesi gereğince tahsil tarihindeki kur üzerinden paranın tahsilini istemez ise; Bu durumda işlemiş faizin vade tarihinden takip tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir. Ayrıca bu durumda, takip tarihinden tahsil tarihine kadar da işleyecek faizin reeskont faiz oranının değişen oranlarına göre aşamalı olarak faiz uygulanmasını isteyebilir (3095 Sayılı Kanunun, 4489 Sayılı Kanunla değişik 2.md.).
Takipte alacaklı B.K.’nun 83 ve T.T.K.’nun 623.maddeleri uyarınca seçimlik hakkını kullanarak fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir. Bir başka ifadeyle her iki halde de işlemiş faiz (vadeden takibe kadar) 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre istenebilecek iken B.K.’nun 83 ve T.T.K.’nun 623.maddelerindeki seçimlik hakkının kullanılıp kullanılmaması durumuna göre işleyecek faizin, avans (3095 Sayılı Kanunun 2.md. koşullarında) veya 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre hesabı gerekecektir.
Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde:
Somut olayda alacaklı ilamda hüküm altına alınan yabancı para alacağını ilamın karar tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istediğine ve tercih hakkını bu yönde kullandığına göre , takip konusu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca ilamda hüküm altına alınan faiz başlangıç tarihinden itibaren Merkez Bankası avans faiz oranlarına göre faiz hesaplanması gerekir. O halde Mahkemece bilirkişinin yukarıda yapılan açıklamaya uygun olarak avans faiz oranlarına göre yaptığı hesaplama esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yabancı para üzerinden yaptığı hesaplamanın benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/05/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy