MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/11/2008
NUMARASI : 2008/388-2008/401
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamsız takibe karşı, borçlu vekilinin, süresi içerisinde icra müdürlüğü nezdinde ipotek senedindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek itirazda bulunduğu görülmüştür. İcra müdürlüğünce borca itiraz edilmesi nedeni ile takibin durdurulmasına karar verilmiş, bunun üzerine alacaklı takibin durdurulmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, bu işlemin, iptaline ve borçlunun resmi makamlarda atmış olduğu imzayı inkar etmesi nedeni ile de icra inkar tazminatına hükmedilmesini icra mahkemesinden talep etmiştir. Mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda; ipotek alacağının kayıtsız şartsız para borcunu ihtiva eden bir alacak için değil, İİK.nun 149/b maddesinde düzenlenen icra emrine karşı borçlunun yaptığı itiraz üzerine, icra dairesince durdurma kararı verildiği, bunun doğru olduğu, alacaklının itirazın kaldırılmasını yasada öngörülen usule göre isteyebileceği belirtilerek, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelemesi ile bağlı değildir.
Somut olayda; alacaklı takibine devam etmek istemektedir. Bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itiraz sebebi ile durdurmanın iptalini ve borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi bütünü ile değerlendirildiğinde alacaklının talebi itirazın kaldırılması isteğini içerdiğinden bu durumda, mahkemece işin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmeksizin yazılı şekilde istem şikayet olarak değerlendirilerek reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28/05/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy