MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2009
NUMARASI : 2009/229-2009/204
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı lehtar tarafından senet borçluları hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinin dayanağını teşkil eden 2 adet çekin bedel bölümünde para biriminin (TL) olarak taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Çeklerin keşide tarihleri 26.12.2008 olup 40.000.000.000 TL ve 60.000.000.000 TL bedellidirler. Keşideci vekili icra mahkemesine başvurarak, yetki itirazının yanısıra senedin teminat senedi olduğunu ve çeklerin keşide tarihlerinde tedavülde olmayan bir paranın bedel olarak gösterildiğini belirtip takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istem doğrultusunda tedavülde olmayan bir para birimi ile çeklerin keşide edildiğinden takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
TBMM’ce 28.1.2004 tarihinde kabul edilip 31.1.2004 tarihli 25363 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun birinci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yeni para birimi Yeni Türk Lirasıdır” sözcüklerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun ikinci maddesinde ise “Türk Lirası değeri Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken bir milyon Türk Lirası (1.000.000.TL) eşittir bir yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim oranı esas alınır" denilmektedir. Bu açıklama ile 1 YTL nin bir milyon TL' yi karşıladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca BK’nun 83/2. maddesinde ise “Akit tediye mahallinde kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası” “aynen ödemek” kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç vadenin hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.” düzenlenmesine yer verilmiş ve buna bağlı olarak da 4949 Sayılı Kanunla değişik İİK’nun 58/3. maddesinde alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunlu kılınmıştır.Aynı şekilde bu mecburiyet ödeme ve icra emrinde de bulunmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında çeklerde bedelin (TL) olarak gösterilmesinin, TTK’nun 692/2. maddesi anlamında onun geçerliliğini etkilemeyeceği düşünülmeli, kuşkuya
yer vermeyecek açıklıkta olan hususlar iptal sebebi sayılmamalıdır. Kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere, BK’nun 83/2. maddesi kapsamında mutlak surette keşide tarihinde bedelin TL olarak ödeneceği taraflarca kararlaştırılmamıştır. Takip 16.01.2009 tarihinde başlamış olup bu tarih itibari ile TL yürürlüktedir.Takip talepnamesinde TL' nin değiştiği dikkate alınmaksızın YTL olarak talep edilmesi de sonucu etkilemez. Bu nedenlerle borçlunun bu yöne ilişkin isteminin reddi ile diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy