MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/04/2009
NUMARASI : 2009/404-2009/375
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/913-233 sayılı 12.02.2009 tarihli kararı; "Davalıların bağımsız bölüm sahibi oldukları binanın mimari projesine aykırı olarak bağımsız bölümlerinde yapmış oldukları terasa çıkış kapısının iptal edilmesine, davalıların bağımsız bölümünün terasa bakan odanın arka duvarının yıkılıp ölçülerinin 3.20 - 2.05'e getirilmesine, yine terasa yapılan ve terası ikiye bölen duvarın kaldırılmasına" ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanununda kat mülkiyetiyle ilgili olarak birçok kanuni düzenlemeler bulunmaktadır. Sözü edilen Kanunun 14.11.2007 tarihinde 5711 sayılı Kanunun 17.maddesi ile 33/2. maddesinde yapılan değişikliğe göre; "Hakim, ilgilileri dinledikten sonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararı verir ve bunun, tespit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğ eder." düzenlemesine yer verilmiştir.
Söz konusu kararla ilgili olarak temyiz incelemesi yapan Yüksek Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin uygulamaları; ilgili sulh hukuk hakimi, kararı verecek ve belirleyeceği kısa bir süre içinde kararın yerine getirilmesi gerektiğini ilgiliye tefhim veya tebliğ edecektir. Buna göre hakim, karar vermekle yetinmeyecek, ayrıca bu kararın kesinleşmesinden sonra yerine getirilmesi için ilgilisine işin niteliğine göre saptayacağı belli ve uygun bir süre verilmesi yönündedir. Dayanak ilamda borçluya karar gereğinin yerine getirilmesi için 30 gün süre verilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükmüne göre verilecek olan süre, ilgili özel dairenin uygulamaları doğrultusunda kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Aksine kabul ileride telafisi mümkün olmayacak sonuçlara sebebiyet verebilir. O halde mahkemece şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy