MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2009
NUMARASI : 2009/248-2009/208
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı ve borçluya örnek 10 nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal süre de icra mahkemesine başvurarak takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü ve sair itirazlarını bildirdiği anlaşılmıştır. Borçlunun zamanaşımı itirazı İİK. nun 168/5.maddesi kapsamında olup, aynı kanunun 169.maddesi uyarınca borca itiraz niteliğindedir. Borca itirazın incelenmesi usulünü düzenleyen ve olayda uygulanması gereken İİK.nun 169/a maddesi uyarınca “İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder.”
O halde Mahkemece duruşma açılıp, taraf teşkili yapıldıktan ve delilleri toplandıktan sonra borçlunun zamanaşımı itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; İcra takibinin dayanağı olan çekin keşide tarihinin 30.06.2008 olup, aynı tarihte muhatap bankaya ibraz edildiği görülmektedir.
Borçlu vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulduğu ve mahkemece de 30.06.2008 ibraz tarihinden başlatılmak üzere TTK. nun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin oluştuğu belirtilerek istemin kabul edildiği anlaşılmıştır.
TTK. nun 708/1. maddesine göre dayanak çeklerin 10 gün içerisinde muhatap bankaya ibrazı gerekmektedir. TTK. nun 726. maddesi hükmüne göre, (Hamilin keşideci ve diğer çek borçlarına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 ay geçmekle) zamanaşımına uğrar.
Somut olayda takip dayanağı çekin üzerinde yazılı keşide tarihine 10 günlük ibraz süresinin ilavesinden sonra 6 aylık zamanaşımı müddetinin hesaplanması halinde takibe başlanılan 09.01.2009 tarihi itibariyle zamanaşımının oluşmadığı tespit edilmiştir. Takip dayanağı çekin, 10 günlük ibraz süresi dolmadan önce ibraz edilmiş olması Yasanın açık hükmü karşısında sonuca etkili değildir.
Açıklanan nedenle mahkemece borçlunun zamanaşımı itirazının kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20/10/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy