MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2009
NUMARASI : 2008/172-2009/83
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Kural olarak İİK.nun 40. maddesi gereğince, bir ilamın bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulup da, aleyhinde icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat'i bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için İİK.nun 40/2 maddesi gereğince bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi gerekir.
Somut olayda, alacaklı vekili, muhtıranın tebliğinden sonra icra müdürlüğünden muhtıra tebliği işleminin geri alınmasını talep etmiş, bu talebin 05/12/2008 tarihinde reddedilmesi üzerine, bu işleme karşı icra mahkemesine şikayette bulunarak, muhtıra gönderme işleminin iptalini istemiştir. 05/12/2008 tarihli işlemin alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bir bilgi veya belge de bulunmadığına göre, şikayetin süresinde yapıldığının kabulü ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararından sonra kat'i hüküm niteliğinde bir karar oluşmadığından, yukarıda açıklanan madde gereğince şikayetin kabulü yerine reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy