MAHKEMESİ : Şişli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2009
NUMARASI : 2008/1637-2009/279
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 170/b maddesinde, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipler yönünden, imza incelemesinin ne şekilde yapılacağı hakkında, İİK.nun 62 ve 68/a maddelerine atıf yapılmıştır. İİK.nun 68/a-5 maddesine göre, yapılacak duruşmada mazerete dayanmaksızın borçlunun hazır bulunmaması halinde, mahkemece başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, ancak bu karar için keyfiyetin davetiyeye yazılması gerektiği öngörülmüştür. İhtarlı davetiyenin borçlu asile (şirketin yetkili temsilcilerine) gönderilmesi gerekip, vekili tarafından hazır edilmesi gerektiğinden söz edilerek vekili adına çıkarılan davetiye ile aynı hukuki sonuca ulaşılması ve 68/a-5.maddenin tatbiki mümkün değildir.
Somut olayda borçlu şirket vekili, takibe konu çekte müvekkili şirket adına atılan keşideci imzasının borçlu şirket temsilcisine ait olmadığını iddia ederek takibin iptalini istemiştir. 30.01.2009 tarihli duruşmada borçlu vekili, şirket temsilcilerini hazır edeceklerini bildirmiş, bunun üzerine mahkeme tarafından borçlu vekiline istiktap için şirket yetkililerini duruşmada hazır etmesi hususunda, talepleri uyarınca kesin mehil verilmiş ise de, bir kişiye, (vekile) kendisi dışındaki bir başka kişiyi (şirket yetkililerini) duruşmada hazır etmesi konusunda kesin mehil verilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, kabul şekli bakımından da kesin mehlin sonuçlarının duruşma tutanağına yazılmamış olması karşısında verilen kesin mehil geçersiz olup, bir hukuki sonuç doğurmaz. (H.G.K. 21.09.2003 T. 2003/14-3447-825 sayılı karar)
Mahkemece İİK.nun 68/a-5. maddesinde yazılı meşruhatı içeren davetiye, borçlu şirket temsilcilerine gönderilmeden ve İİK.nun 68/a-3. maddesi uyarınca da imzaları alınıp incelenmeden, borçlu vekiline duruşmada verilen kesin mehle dayanılarak imzaya itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy