MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2009
NUMARASI : 2008/1097-2009/424
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK.nun 9/2.maddesinde "Bir davada davalı sayısı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahında açılabilir" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda diğer borçlu hakkında takip kesinleşmeden bu dava açılmış olmakla, anılan yasa maddesinin olayda uygulama yeri yok ise de, alacaklı, Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinden almış olduğu ihtiyati haciz kararı ile takibe başlamış olup, HUMK.nun 12. Maddesi uyarınca takibi Ankara'da yapmasında yasaya uymayan bir husus bulunmadığından, icra mahkemesinin yetki itirazının reddine dair kararı sonucu itibarı ile doğrudur. Ancak dosya içerisinde mevcut çek fotokopisinin önyüzünde keşide yerinin yan tarafında "3.şahıslara ciro edilemez" kaydının yer aldığı, keza çekin arkasında da aynı kaydın bulunduğu, lehtarın bu kayda rağmen çeki 3. Şahıslara ciro ettiği ve çekin ciranta ..... tarafından takibe konulduğu anlaşılmıştır. Hamil, çek üzerindeki kayıtla birlikte çeke sahip olduğundan, çek üzerindeki bu kayıt kendisini de bağlar.
Kural olarak, TTK.nun 730.maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 597/2.maddesi uyarınca, keşideci, çekin ciro edilmesini yasak edebilir. Bu halde senet sonradan kendilerine ciro edilen kişilere karşı mesul olmaz. TTK.nun 700/2.maddesine göre ise ciro edilemez kaydı bulunan çekin, ancak alacağın temliki yoluyla devri mümkündür. Bu durumda çekin yüzünde bulunan ciro edilemez kaydı, çekin kambiyo senedi vasfını etkilemez ise de lehtar dışındakilere devrini engeller.
Somut olayda takip alacaklısı lehtar olmadığından, yetkili hamil değildir.Bu durumda mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.