MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2009
NUMARASI : 2009/445-2009/399
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şikayetinde; İş Bankası Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardım Sandığı Vakfı ile İş Bankası Mensupları Emekli Sandığı Vakfından almış olduğu emekli maaşlarına haciz konulduğunu, bu maaşların haczedilemeyeceğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece borçlunun haczedilmezlikten feragat ettiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK.83-a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “.....borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira, bir malın ne derece haczedilmez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği” ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir.
Somut olayda borçluya örnek 7 numaralı ödeme emrinin 13.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise takip kesinleşmeden 19.01.2009 tarihinde icra dairesine verdiği mal beyanı dilekçesi ile hacze kısmen muvafakat ettiği görülmektedir. Takibin kesinleşmesinden önce yapılan bu muvafakat yukarıdaki gerekçeler karşısında geçerli değildir.
Kaldı ki borçlunun muvafakati geçerli olsa bile bu muvafakat maaşlarının tamamı yönünden olmayıp, yalnızca İş Bankası Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardım Sandığı Vakfından almakta olduğu maaşının ¼’üne yöneliktir.
506 Sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklar, 09.03.1983 gün ve 1983/1-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtildiği gibi, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşlarındandır.
Geçici 20. madde kapsamındaki sandıklar; bağlı bulundukları kuruluşların personeli ile ilgili olarak, 506 Sayılı Kanunun sistematiği içinde Sosyal Sigortalar Kurumunun yüklendiği görevleri ve sağladıkları hakları yerine getirmek üzere kuruldukları için sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinin bu sandıklar için de geçerli olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 506 Sayılı Kanunun geçici 20. madde kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasanın 93/1. maddesi uyarınca haczi mümkün değildir.
Ancak 506 Sayılı Kanunun 128. maddesi uyarınca kurulmuş olan sandıklardan alınan maaşların ise haczi mümkündür.
O halde borçlunun maaş aldığı vakıf sandıklarının statüleri incelenerek yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda haczedilmezlik şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30/06/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.