MAHKEMESİ : Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2008
NUMARASI : 2007/1209-2008/1223
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlulardan . ...........Ltd.Şti. takip konusu çekin şirket ve iş ortaklığı ile hiçbir ilgisinin olmadığını, çeki imzalayan M. O. D.'in ortaklık sözleşmesinde belirtilen işleri yürütmesi amacı ile temsilci olarak atandığını, kambiyo taahhüdünde bulunamayacağını, bu nedenle takibin iptalini talep etmiştir.
Somut olayımızda; pilot ortak olarak M. O. D. O.Yemek Gıda ve Besicilik ile özel ortak olarak ............Ltd.Şti. arasında 30.05.2007 tarihinde Yenimahalle 3. Noterliğinde 22437 yevmiye nolu ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, ortaklığı M. O. D.temsil edeceği ayrıca sözleşme ile "... akdedilecek sözleşme ile ilgili diğer bütün hususlarda pilot ortak olarak göstermiş olduğumuz ortağımızın ortaklığımız nam ve hesabına hareket etmeye tam yetkili olacağını" denilmek suretiyle, pilot ortak olan M.O. D. ortaklığı temsilde tam yetkili kılınmış bulunmaktadır. Takip konusu yapılan 31.01.2008 tarihli çekin M. O. D. tarafından imzalandığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sorun, ortak tarafından düzenlenen çekin ortaklığı dolayısı ile adi ortaklığın diğer ortağı olan itiraz eden borçlu şirketi bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Borçlar Kanununun 533. maddesinin son cümlesinde "ortaklığı idare yetkisi tanınan şerik, şirketi ve bütün şerikleri üçüncü şahıslara karşı temsil etmek hakkına haiz sayılır" hükmü yer almaktadır.Ortaklık sözleşmesi ile yasada belirtilen idare yetkisi tanınan kişi ortak olabileceği gibi, üçüncü bi kişide olabilir.Dolayısı ile bu kişinin B.K.nun 34. ve 38. maddeleri ile daha geniş anlamını bulan 533. maddesinin son fıkrasında açıklanan ortaklığı temsil yetkisi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ortaklığı idare yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlem, ortakları üçüncü şahıslara karşı eşit olarak sorumlu kılar. Bu sebeple adi ortaklığı temsilen idareci şerikin (ortak-temsilcinin) imzaladığı takibe konu çekten dolayı itiraz eden borçlu ortak sorumlu olacağından, itirazın reddi yerine, idareci şerikin adi ortaklık adına çek keşide yetkisi olmadığından dolayı itirazın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy