MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2009
NUMARASI : 2008/1563-2009/296
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili ile borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu H.K.'in temyiz itirazları yönünden:
Karar H.K.'e 12.3.2009 tarihinde tefhim edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 20.5.2009 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Alacaklı Yapı Kredi Bankası tarafından, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle 13.2.2008 tarihinde, borçlular ...................Tic.Ltd.Şti.', H.K. ve H. K.l aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine geçilmiştir. Yine alacaklı Yapı Kredi Bankası tarafından borçlu Ltd.Şti aleyhine 13.2.2008 tarihinde menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile örnek 8 nolu takibe başlanmıştır. Genel kredi sözleşmesi ile ilgili alacaktan dolayı borçlulara ödeme emri gönderilmiş, borçlulardan limited şirket dışındaki diğer borçlular takibe itiraz etmemişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki takip dosyası incelenerek toplam borç tutarı 414.405,24 YTL olarak tesbit edildiğinden bu miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verilirken itiraz etmeyen borçlular H. K. ve H. K.'i de kapsar şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca HUMK.nun 388. maddesine aykırı olarak hüküm sonucu kısmında, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları birer, birer gösteren hüküm kurulmamıştır. İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2008/4055 E sayılı genel haciz yolu ile yürütülen ilamsız icra takibi ile yine aynı icra müdürlüğünün 2008/4565 E sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiple ilgili isteklere yönelik olarak, HUMK.nun 388.maddesi kapsamında ayrıntılı karar verilmediği gibi, kabul şekli bakımından da itiraz eden borçlu şirket aleyhine tazminata hükmedilmemesi de doğru bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),bozma nedenine göre borçlular ...................Tic.Ltd.Şti ile H. K.'in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy