MAHKEMESİ : Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/03/2009
NUMARASI : 2008/436-2009/175
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı ilamda 91.763,12 USD’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen her bir fark tutarına, ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına hükmedilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 83/son maddesi gereğince, alacaklı tahsil tarihindeki kur üzerinden paranın tahsilini istemez ise; 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince, vade tarihinden takip tarihine kadar, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faizi talep edebilir. Ayrıca bu durumda takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizi de, reeskont faiz oranının değişen oranlarına göre aşamalı olarak uygulanmasını isteyebilir. ( 3095 Sayılı Kanunun 2. maddesi.)
Alacaklının, Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca seçimlik hakkını, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanması halinde ise, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir.
Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmeside;
Takibe konu yapılan yabancı para alacağı takip tarihi itibariyle Türk parasına çevrilmiş olup, alacaklının tercih hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, takibe konu yabancı para alacağına, yukarıda ikinci paragrafta belirtilen kural doğrultusunda, ilamda belirtilen tarihlerden takip tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince, devlet bankalarından o yabancı para için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faiz oranları sorularak, tespit edildikten sonra birer yıllık dönemler halinde bilirkişiye hesaplama yaptırılarak, alacaklının talep edebileceği işlemiş faiz miktarı belirlenmeli, takip tarihinden sonrası için işleyecek faizin nitelik ve oranıda yukarıdaki ilkeler doğrultusunda belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bilirkişinin Merkez Bankası’nın sitesinden aldığı, tüm bankaların uygulayacaklarını bildirdikleri faiz oranlarına göre ve birer yıllık dönemler nazara alınmadan yaptığı hesaplama esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03/11/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy