MAHKEMESİ : Erbaa İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2009
NUMARASI : 2009/23-2009/30
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı V. G. vekili tarafından borçlu Alaaddin Kara hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçilmiş ve örnek 10 numaralı ödeme emri adı geçene 15.02.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin talebi ile 07.03.2006 tarihinde sosyal sigortalar genel müdürlüğü tahsisler dairesi başkanlığına yazılan müzekkere ile borçlunun emekli aylığının 1/4'ünün haczi istenmiş, ilgili kurum tarafından gereği yerine getirilerek haciz kesintisi dosyaya sağlanmıştır.
Bu aşamadan sonra icra müdürlüğüne gelen borçlu asıl tarafından (19.07.2006) tarihinde "...SSK'dan emekli maaşı aldığı, maaşının tamamının bu dosyaya borç bitinceye kadar kesilmesine muvafakat ettiği" beyanında bulunulmuş, söz konusu muvafakat alacaklı vekilince kabul edilerek talep doğrultusunda (ve aynı tarihte) bu kez aynı kuruma maaşın tamamının haczi konusunda müzekkere yazıldığı görülmüştür.
İİK'nun 83/a maddesine göre borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını sağlayan gerekçesinde de "...borçlunun hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş, yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünden feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derecede haczedilmez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda, haciz sırasında yada haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu, haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili bu hakkından vazgeçebilir (HGK'nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-167 Esas, 2004/185 Karar).
Somut olayda borçlunun muvafakatı hacizden sonra olduğuna ve yukarıda açıklanan kurala uygun bulunduğuna göre şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.