MAHKEMESİ : Beyoğlu 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2008
NUMARASI : 2008/465-2008/631
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ilama dayalı olarak başlatılan takibe karşı borçlu, ilamda hükmedilen reeskont faizinin yasal faiz olarak anlaşılması gerektiğini, talep edilen faizin ilama aykırı olduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Takip konusu yapılan ilamda, 10.200,00 TL tazminatın 29/11/2002 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, alacaklının bu alacağa ilişkin olarak 29/11/2002 ile 15/07/2008 tarihleri arasında toplam 21.987,23 TL işlemiş avans faizi talep ettiği, borçlu tarafça bunun şikayet konusu yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkeme kararında asıl alacak için reeskont faizine hükmedildiğinden ve kararda açıkça bu faizin ticari reeskont (ticari temerrüt faizi) olduğu belirtilmediğinden alacağa 3095 Sayılı Kanunun 1.maddesinde belirtilen reeskont faiz oranlarının uygulanması gerekir. Zira, ilamın infaz edilecek hüküm bölümünün icra mahkemesince yorum yolu ile belirlenmesi mümkün bulunmamaktadır.(HGK.nun 08.10.1997 Tarih, 1997/12-517E. -1997/776 K sayılı kararı) 3095 Sayılı Yasanın 1.maddesine göre reeskont faiz uygulaması "T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont üzerinden" yapılmakta idi. Ancak, 5335 Sayılı Kanunun 14. maddesi ile 3095 Sayılı Yasanın 1. maddesi değiştirildiğinden reeskont faizi yasal faiz olmakla yasanın yürürlülük tarihi olan 01.05.2005 tarihi itibarı ile %12 ve değişen oranlarda uygulama yapılması gerekir. Zira 3095 Sayılı Yasanın 1.maddesinde belirttiği kriterlere göre Merkez Bankası'nın reeskont oranlarını belirtme yetkisi 5335 Sayılı Yasa ile kaldırılmıştır. Bu durumda diğer Daire görüşlerine ve uygulamaya uygun olarak yeniden oluşturulan içtihatlarımız doğrultusunda somut olayın incelenmesinde; Alacağa 29/11/2002 tarihi itibarı ile faize hükmedildiğinden, 3095 sayılı yasanın 1.maddesi değişikliğinin yürürlük tarihi olan 01/05/2005 tarihine kadar reeskont faiz oranlarının, bu tarihten sonra ise 3095 Sayılı Kanunun 5335 Sayılı Kanun ile değişik 1. maddesi hükümlerinin tatbiki ile faiz oranlarının hesaplanması gerekir iken, bilirkişice reeskont (temerrüt) faizi uygulanmak sureti ile yapılan hesabın esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.04.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Üye Y.Z. A 'un Karşı oy yazısı: HGK.nun 08.10.1997 tarih 1997/12-517 E.1997/776 K. Sayılı kararında da açıklandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümüdür. Hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra mahkemesince, ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Bu ilke gereği ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ilamda hüküm altına alınan reeskont faizi oranının, T.C.Merkez Bankasının reeskont işlemlerinde uyguladığı iskonto oranı olduğunun kabulü gerekir.
Ancak somut olayda, alacaklı vekili, takip talebinde yasal faiz talep etmiş olup, bu durumda taleple bağlılık ilkesi gereğince, hesaplamanın yasal faiz oranla üzerinden yapılması zorunlu hale gelmiştir.
Açıklanan durum karşısında, somut olayın özelliği nedeniyle sadece sonucuna katıldığım çoğunluk görüşünün gerekçesine karşıyım.
OE.