MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2009
NUMARASI : 2009/439-2009/393
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 sayılı yasanın 93.maddesine göre; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.”
6.3.1965 günlü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 538 sayılı yasa ile değişik İİK.nun 83/a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “ borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir. (HGK. 31.3.2004 tarih 2004/12-202 E.196 K, 31.3.2004 tarih 2004/12-167 E. 185.K.)
Somut olayda, borçlunun SSK'dan almakta olduğu emekli maaşı üzerine 18.05.2005 tarihinde haciz konulmuş, borçlunun şikayeti üzerine Antalya 1.İcra Mahkemesi'nin 23.06.2005 tarih ve 2005/580-563 sayılı kararı ile emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Borçlu daha sonra 11.01.2007 tarihinde icra dairesine gelerek, maaşının 2/4'ü üzerine haciz konulmasına muvafakat etmiş, bu muvafakat ve alacaklı vekilinin talebi üzerine, icra müdürlüğünce aynı tarihte borçlunun emekli maaşı üzerine yeniden haciz konulmuş, borçlunun bu ikinci hacze karşı yapmış olduğu şikayet ise, Antalya 2.İcra Mahkemesi'nin 20.04.2007 tarih ve 2007/393-315 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu durumda emekli maaşı üzerine ilk olarak 18.05.2005 tarihinde haciz konulmasından ve kesintilere başlanmasından sonra, borçlunun icra dairesine gelerek yaptığı 11.01.2007 tarihli muvafakatin geçerli olduğunun ve borçluyu bağladığının kabulü gerekir.
Mahkemece, borçlunun 11.01.2007 tarihli muvafakatinin geçerli olduğu ve ayrıca aynı mahkemece daha önce verilen şikayetin reddine ilişkin 20.04.2007 tarih ve 2007/393-315 sayılı karar gözetilerek, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde yapılan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy