MAHKEMESİ : Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2009
NUMARASI : 2008/749-2009/647
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlar Kanunu'nun 114.maddesinde; "Mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek tecdidi tazammun etmez. Bununla beraber, bu hükmün aksine dair addolunan mukaveleler muteberdir" düzenlemesine yer verilmiştir. Yineleme (tecdit) yeni bir borcun ihdası suretiyle eski bir borcun ıskatı anlamına gelir. Yeni alacağın eskisi yerine kaim olması önemli iki sonuç doğurur. Birisi, eski alacağı sakatlayan fesat sebeplerinin ve iş bu alacağa karşı ileri sürülebilen def'ilerin yeni alacağa tesir etmemesi, diğeri de eski alacağa ilişkin teminatların eski alacakla birlikte sakıt olmasıdır. Borçlar Kanunu'nun 114/11 maddesinde (İBK 116/11) yer alan karineye göre bir tecdit iddiasında olan kimse, tarafların bu husustaki anlaşmasını ispat ile mükelleftir. Kural olarak açık bir anlaşma olmaksızın salt yeni bir senet düzenlenmesi tecdit anlamına gelmemektedir. Ancak, alacaklının eski senedi iadesi veya iade iradesini ortaya koyması veyahutta eski borç için ödeme makbuzu düzenlenmesi, zımni tecdidi gösterir.
Somut olayda tutanak başlıklı belgede borçlunun vadesi gelmeyen çeklere istinaden 3 adet toplam 56.000.YTL değerinde çek keşide ettiği ve bunları alacaklıya teslim ettiği hususlarının yer aldığı 28.04.2008 tarihli belgede ise alacaklı şirketin 4 adet çeke karşılık 3 adet çek aldığının ve bakiye 10.280,16.YTL borç kaldığının bildirildiği görülmektedir. Bu iki belge taraflar arasında açıkça yenileme yapıldığına dair sözleşmeyi ihtiva etmediği gibi, bu iki belgeye dayanılarak alacaklının eski çekleri iade iradesini ortaya koyduğundan da bahsedilmez.
O halde mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken askine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17/12/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy