MAHKEMESİ : Kadıköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2009
NUMARASI : 2009/141-2009/313
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular İ.E. ve Ş.E. hakkında başlatılan takibe ilişkin olarak, borçlu İ. E.’in vefatı üzerine diğer borçlu Ş. E.’e muris İ.E.’den intikal edecek olan taşınmazdaki hissesi üzerine, alacaklının talebi üzerine haciz konulduğu, şikayetçi diğer mirasçılar, borçlu Ş. E.’in mirası reddetmesi nedeniyle, muristen bu borçluya intikal edecek olan hisse üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Türk Medeni Kanunu’nun 605.maddesi uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Aynı kanunun 611.maddesi uyarınca yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı diğer hak sahiplerine geçer. Somut olayda borçlu Ş.E., süresinde mahkemeye başvurarak mirası reddettiğini bildirmiş ve bu konuda Bakırköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/115-219 E.,K. sayılı kararı ile mirası red isteminin tespit ve tesciline karar verilmiştir. Bu durumda Ş. E. borçlu İ.E.’den intikal eden mirası reddettiğinden, onun miras hissesi diğer mirasçılara geçeceğinden ve bu borçlu adına miras hissesi kalmayacağından, bununla ilgili olarak borçlunun hissesi üzerine konulmuş bulunan haczin kaldırılmasına karar vermek gerekir.
Mirasçılık belgesi klasik anlamda bir ilam olmadığından aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Ortada mirasın reddine ilişkin bir ilam olup, bu borçlunun kesinleşmiş ilamla mirasçılık sıfatının bulunmadığı da iddia ve ispat edilmediğine göre mahkemece istemin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.