MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2008
NUMARASI : 2008/1108-2008/2119
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili aracılığı ile borçlu aleyhinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile (örnek 10 ödeme emri) takip yapılmıştır. Borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine vekili avukat ....vasıtasıyla, icra mahkemesinde (bono) senet aslı icra kasasına alınmadığından...vs. şikayetlerde bulunmuştur. Mahkemece takip kabul edilerek ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Alacaklı vekilince bu karar ve senet aslı icra müdürlüğüne ibraz edilerek yeniden ödeme emri düzenlenmesi talep edilmiştir. Borçlunun askerde olması nedeniyle birliği adresine ödeme emri gönderilmiş, bu tebligat neticesi beklenmeden yine alacaklı vekili talebiyle ödeme emrinin borçlu vekili Av....'a ve borçluya farklı bir adreste daha tebliği işlemleri yapılmıştır. Borçlu vekilince, bu tebligatın 13.05.2008 tarihinde yapılması üzerine, İİK'nun 168.maddesindeki beş günlük yasal süre içinde 20.05.2008 tarihinde icra mahkemesine gelinerek; senedin teminat amaçlı düzenlendiğini, bedelin kaldığını ve tebliğe ilişkin icra müdürlüğünün işlemlerinin usulsüz olması nedeniyle, takibin iptali talep edilmiştir. Mahkemece, alacaklı vekilinin de tebligatların usulsüz yapıldığı kabulü de nazara alınarak, borçlu vekilinden öğrenme tarihinin bildirilmesi istenmiş, bildirilmemesi üzerine de davanın reddine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanununun 41 ve HUMK'nun 62, 68.maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun aleyhindeki takibi vekili vasıtasıyla takip ettiğinin kabulü gerekir. O halde ödeme emrinin bu aşamada vekile tebliğ edilmesi usulüne uygundur. Borçlu vekilinin süresinde esasa ilişkin olarak yaptığı itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy