MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2009
NUMARASI : 2008/1868-2009/81
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı ciranta tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlu şirket, sözkonusu çek hakkında ödemeden men kararı alındığını, alacaklının iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece yapılan inceleme sonucunda, çekin ...A.Ş.de iken çalındığı ve bu konuda anılan şirketçe, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden ödemeden men kararı alındığı, bu durumda alacaklının meşru olmayan bir ilişkiye dayanarak takip yapmasının kambiyo hukuku ile uyumlu olmadığı belirtilerek, takibin iptaline karar verilmiştir. TTK.nun 730.maddesi gereğince çekler hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 598. Ve 702. Maddelerinde "senedi elinde bulunduranın kendi hakkı, müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılacağı" belirtilmiştir. Takip konusu çekin arka yüzünde, takip alacaklısı .... isim ve cirosunun bulunduğu, bundan üç ciro önce ise borçlu ...Ltd.Şti.nin cirosunun bulunduğu, borçlu şirketin belirttiği gibi bu çekin verildiği ve bu şahısta iken kaybedildiği ileri sürülen ...Tic.A.Ş.nin ise çekte herhangi bir şekilde ciorsunun bulunmadığı, dolayısıyle hak sahibi olmadığı anlaşıldığından, çekin bu kişide iken kaybolduğu iddiaları icra mahkemesinde dinlenemez. Çekin kaybolması sebebi ile ....A.Ş. tarafından açılan davada verilmiş bulunan iptal kararı bile ilam olmayıp tespit niteliği taşımaktadır. Ayrıca bu karar hasımsız olarak verilmiş bulunduğundan davada taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamaz. (TTK.598.ve599.maddeleri) Bu husus ticari senetlerin tedavül etmesinin tabi sonucudur. Dosyada alacaklı cirantanın çeki devir alırken bunun kaybolduğunu bildiği ve bu hususu bile bile borçluyu zarara uğratmak için devir aldığı yolunda bir iddia ve delile de rastlanmamıştır.TTK.nun 730/5-20.maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 599.ve676.maddeleri uyarınca şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy