MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/09/2008
NUMARASI : 2008/284-2008/688
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı ...vekilince borçlu ... ... aleyhinde 9 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmıştır.
Borçlu şirket vekilince süresi içerisinde icra mahkemesine sunulan dilekçe ile, yetkiye ve takip konusu 25.12.2007 keşide tarihli 7.500,00 YTL miktarlı çekin bedelinin ödendiği iddiasıyla borca itiraz edilmiş ve buna ilişkin olarak takibin iptali talep edilmiştir. Yine diğer çeklerin de ticari ilişki nedeniyle verildiği, alacaklıya çeşitli vasıtalar ile yapılan ödemelere rağmen yeterli mal teslim edilmediğinden Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde alacak davası açıldığı, bunun bir nevi menfi tespit davası olduğu ve çekleri de kapsadığı iddia edilerek takibin iptali istenmiştir.
MahkeMece, yetkiye yapılan itirazın reddi ile takipten önce ödendiği iddia edilen ve alacaklı vekilince de kabul edilen 25.12.2007 keşide tarihli ve 7.500,00 YTL bedelli çeke ilişkin olarak takibin iptaline karar verilmesi doğrudur. Ancak diğer çeklerin kambiyo senedi vasıfları tam olup, ticari ilişki nedeniyle teminat amaçlı verildiği borçlu tarafça iddia edilmediği gibi alacaklı vekilince de kabul edilmemiştir. Mahkemece bu çeklerin, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlendiği ve karşılığında malların alacaklıya teslim edilmediği, ödenen çekin takibe konduğu, borçlu itirazının, çeklerin kambiyo senedi vasfına yani kayıtsız şartsız borç ikrarını içerme şartının yerine getirilmediğine ilişkin şikayet olarak değerlendirilmesi hatalıdır. Mahkemece bu çeklerin bedelsiz kaldığı (ödendiği) itirazı, İİK. 169/a maddesinde sayılan belgeler ile de ispat edilemediğinden bu çekler yönünden itirazın reddi yerine, yazılı gerekçe ile tüm çekler yönünden takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy