MAHKEMESİ : İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2008
NUMARASI : 2008/273-2008/1376
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi alacaklı vekili, dosya borcunun yanlış faiz oranlarından hesaplandığını, eksik hesaplanan miktarın davalılardan tahsili ile takibin tedbiren durdurulmasına rağmen hacizlerin kaldırılması işlemini şikayet etmektedir.
Somut olayda, alacaklı şirketin, ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığı, 3.kişiler ... ve ... ayrı ayrı haciz ihbarnamesi gönderildiği, haciz ihbarnamelerinin itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve bu kişilerin açtıkları menfi tespit davasının reddedildiği, bunun üzerine icra müdürlüğünce 28.01.2008 tarihli hesap tablosu ile dosya borcunun 48.838,49 YTL olarak belirlendiği görülmektedir. Üçüncü kişilerin birlikte 28.01.2008 tarih ve 3237679 no'lu makbuzla 49.100 YTL'yi icra dosyasına yatırdıkları, icra müdürlüğünce 07.02.2008 tarihli müzekkere ile 3.kişi ... gayrimenkullerine konulan hacizlerin kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Kendilerine haciz ihbarnamesi gönderilen her bir kişi, itiraz etmedikleri haciz ihbarnamesindeki miktardan ayrı ayrı sorumludur. Zira itiraz etmedikleri miktar kadar borçlunun kendilerinden alacaklı olduğunu kabul etmişlerdir.
Mahkemece yapılması gereken iş, 28.01.2008 tarihi itibariyle dosya borcu ve 3.kişilerin her birinin ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarın, bilirkişiden ek rapor alınarak belirlendikten sonra, 3.kişilerce yatırılan paranın dosya borcundan sorumlu oldukları miktarı karşılayıp karşılamaması durumları da dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya borcu hesaplanmadan 3.kişilere tek bir haciz ihbarnamesi gitmiş olup, haciz ihbarnamesindeki miktardan birlikte müştereken sorumluymuşlar gibi eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile alacaklı vekilinin davasının reddine, 3.kişilerin davasının kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy