(7201 S. K. m. 32, 35, 39) (2004 S. K. m. 16)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine; bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı şirket tarafından genel haciz yolu ile borçlu Abuzer hakkında yapılan takipte örnek 7 nolu ödeme emrinin borçlunun alacaklı şirketin hissedarı olması nedeniyle ticaret siciline bildirdiği adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir.
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.04.2008 tarihli yazısından tebligat yapılan adresin aynı zamanda alacaklı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklı şirketin adresine yapılan tebliğ işlemi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine aykırı olduğundan usulsüzdür.
O halde, mahkemece borçlunun tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayeti kabul edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tebliğ tarihinin düzeltilmesi yerine aynı kanunun 39. maddesi hükmü göz ardı edilerek istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy