MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2009
NUMARASI : 2008/725-2009/22
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK. nun 163 ve 159. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli işlemleri, belli edilen sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin bir kısmı yasa metninde yer almış, bir kısmı ise hâkimin takdirine bırakılmıştır. Süre tayini hâkimin takdirine bırakılan hallerde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hâkimin verdiği ve kesin olduğunu belirttiği sürede, taraf, belirtilen işlemi mutlaka yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder. Hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için yapılması gereken işlemler ve nekadarlık sürede yapılacağı açık ve tam olarak belirtilmesi gerektiği gibi bunların yapılmamasının doğuracağı sonuçların da açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.(HGK. nun 21.9.1983 tarih 14/3447–825 sayılı kararı)
Somut olayda mahkemece davacılar vekiline tanıklarını gelecek celse hazır etmesi için 23.12.2008 tarihli oturumda kesin süre verilmiş, duruşma 23.01.2009 tarihine bırakılmıştır. Davacıya tanıklarını duruşma salonunda hazır etmesi görevi yüklenemeyeceği gibi verilen kesin mehilde tanıklar için davetiye ve tanık ücretleri gösterilmediğinden kesin mehil sonuçlarını doğurmaz. Bu durumda kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçlar açıklanmadığından, HUMK. nun 163. maddesine uygun ve geçerli bir kesin mehilden söz edilemez.
Kabule göre de dava tanığı İ.A.Safranbolu adresinde oturduğu belirtildiğinden masrafı davacıdan alınarak tanığın adresi itibariyle ifadesi alınması için mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar vermek gerekirken bu hususun yerine getirilmemesi doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, davacılar vekiline tanıklarını bildirmesi için usulüne uygun mehil verilip bildirdiği takdirde dinlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy