MAHKEMESİ : Kastamonu 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2008
NUMARASI : 2008/381-2008/345
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet konusu yapılan haciz tarihi itibari ile uygulanması gereken 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 121. maddesinde (bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez) hükmüne yer verilmiştir.
Borçlunun anılan madde içeriğine aykırı şekilde yapılan haciz işlemine karşı süresiz şikayet hakkı vardır. İİK.nun 83/a maddesi gereğince, 82. ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair “önceden yapılan” anlaşmalar muteber değildir. Bu nedenle ancak haciz sırasında ve daha sonra özel kanununda haczedilemeyeceği yazılı bu haktan (82/1) feragat edilebilir.(Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas 1. cilt shf. 834)(HGK. 31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002)
Somut olayda 20.12.2000 tarihinde menkul haczi yapılırken borçlunun SSK.dan almakta olduğu maaşından haciz dahi olsa her ay 75.000.0000 TL. kesilmesine muvafakat ettiği, bunun üzerine SSK.ya yazılan müzekkere ile kesintilere başlandığı görülmüştür. Borçlunun maaş haczi yapıldığı tarihten önce 20.12.2000 tarihli bu muvafakati, maaş haczinden önce olması nedeniyle borçlunun muvafakat ettiği gelirinden yoksun kalmasının, kendisine ne gibi sakıncalar getireceği, normal bir insanın yaşamını bu gelir olmaksızın sürdürüp sürdüremeyeceği tahmini olarak değil, ancak yaşandıktan sonra anlaşılabilir nitelikte olduğundan İİK.nun 83/a maddesi gereğince geçersizdir.
Ancak; borçlu maaşından kesintiler yapılmaya devam ederken 08.09.2003 tarihli haciz sırasında maaşında haciz dahi olsa 300.000.000 TL. kesilmesine muvafakat ettiğinden haczedilmezlikten feragate ilişkin bu beyanı yukarıda açıklanan nedenlerle geçerli ve süreklilik kazanan Yargıtay kararlarına uygundur. O halde, mahkemece şikayetin reddine karar vermek gerekirken kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.