MAHKEMESİ : Bolu 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2008
NUMARASI : 2008/245-2008/282
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından menfi tespit davasında borçlu olmadıklarına karar verilmesi nedeniyle ödenen paranın istirdadı için genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 7 nolu ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Borçlu şirket asıl alacağı kabul etmekle beraber paranın iadesi konusunda temerrüde düşürülmediklerini, temerrüt faizi istenemeyeceğini ileri sürerek itiraz etmiştir.
BK. nun 101. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Alacaklının takibine dayanak yaptığı Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/229 esas, 2008/4 karar sayılı 18.01.2008 tarihli menfi tespit ilamında, istirdada ve takibe konu edildiği gibi edaya ilişkin bir hükmün bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle menfi tespit ilamı, takibe konu alacak yönünden İİK. nun 68. maddesinde yazılı belge niteliğinde olmadığından, bu ilama dayalı olarak temerrüt tarihi belirlenemez. Kaldı ki eda hükmü bulunsa bile menfi tespit ilamları kesinleşmeden icraya konulamayacağından, temerrüt faizi de kesinleşme tarihinden itibaren istenebilir. Alacaklı icra takibinden önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin İİK. nun 68.maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ibraz etmediğinden ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edebilir.
Öte yandan, adi ve ticari faiz ayırımı, faizin bağlı olduğu para borcunun hangi hukuki ortamda doğduğuna bağlı olarak yapılan bir belirlemedir. Ticari faizin söz konusu olabilmesi için, asıl borcun bir ticari işten doğması gerekir. Somut olayda takibe konu alacak istirdata ilişkin olup, ticari bir işten kaynaklanmadığından anılan alacak için 3095 sayılı Yasanın 1.maddesine göre yasal faiz istenebilir.
O halde, yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece alacaklının itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yargılamada tartışılabilecek hususlar gerekçe yapılarak yazılı şekilde menfi tespit davasına ilişkin dava dilekçesinin borçluya tebliğ tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenerek, kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16/06/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.