MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2008
NUMARASI : 2008/889-2008/1293
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’ nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
TTK. nun 730. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gerekli aynı kanunun 597/2. maddesi uyarınca, "ciranta çekin ciro edilmesini yasak edebilir; bu halde, senet sonradan kendilerine ciro edilmiş olan kimselere mes'ul olmaz. TTK.nun 700/2. maddesine göre ise, ciro edilemez kaydı bulunan çekin, ancak alacağın temliki yoluyla devri mümkündür. Bu durum karşısında çekin ön yüzünde bulunan “3.şahıslara ciro edilemez” kaydı ve arkasında yazılı “çek cirosu kabil değildir sadece K. A.E.Sist. Ltd. Şti.ne geçerlidir.” açıklaması çekin kambiyo senedi niteliğini etkilemez. Bu kayıtlar ancak çekin lehtar dışındakilere devrini engeller. Somut olayda takip alacaklısı lehtar olmadığından yetkili hamil değildir. Bu nedenle lehdarın cirosu ile çeki eline geçiren alacaklının takip hakkı bulunmamaktadır.
Öte yandan, borçlu tarafnıdan alacaklı aleyhine açılan Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/198 esasında kayıtlı istirdat davasının yargılaması sırasında, 20.6.2008 tarihinde takip dayanağı çek hakkında “ödemeden men şeklinde ihtiyati tedbir kararı” verildiği görülmektedir. Tedbir kararı, bu davada taraf olması nedeniyle alacaklıyı da bağlar. İcra takibine 02.07.2008 tarihinde başlanmış olup, anılan tedbir kararı takip tarihinden önce verilmiştir. Bu nedenle İİK. nun 72/2.maddesi gözönüne alınarak, tedbir kararından sonra yapılan icra takibinin iptali gerekmektedir.
O halde mahkemece borçlunun şikayetinin kabulü ile takibin iptali yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.