MAHKEMESİ : Üsküdar 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/02/2009
NUMARASI : 2009/42-2009/79
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 85. maddesine göre haciz isteminin icra memurunca yerine getirilmesi zorunlu olup, memurun haczedilecek menkul, gayrimenkul ya da hakların niteliğini esas alarak bunların haczinin mümkün olup olmadığı konusunda takdir hakkı yoktur. Her ne kadar yürürlükten kaldırılan 506 Sayılı Kanun’un 121.maddesinde (ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun 93/1. maddesinde) "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ödenekler, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez" hükmünü içerse de, bu husus haciz isteminden sonra borçlunun şikayeti halinde göz önünde bulundurulacaktır. (HGK.31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002 Esas, 2004/196 Karar sayılı ve HGK. 10 Haziran 2009/3-226 sayılı kararları)
Diğer taraftan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32/2-b. maddesi ile 5510 S.K.nun 93. maddesinin 1. fıkrasına “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir.” ibaresi eklenmiş ise de, 28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı İBK ve YHGK.nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince her dava açıldığı andaki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanacağından, 5510 Sayılı Yasanın 93/1 maddesinde yapılan bu değişikliğin şikayet tarihi itibariyle uygulanması mümkün değildir. Şikayetin yapıldığı tarih itibariyle icra müdürü, İİK. 85. maddesi hükmü gereği haczi uygulamak zorunda olduğundan, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy